Ermeni katliamının sürdüğü dehşetli günlerdi. Yine bir grup savaş mensupları Erzurumluyu Yanıkdere civarına götürüp kurşuna diziyorlardı.halkı sıraya dizmişler teker teker bir kayanın arkasında katlediyorlardı.
İçlerinden birisi merak edip ne oluyor diye başını uzatınca arkasındaki uyardı:- Dadaş neydirsen...sırayı bozup başımıza iş acacağsan
Erzurumlu bir gün sevgilisiyle buluşur.Sevgilisi dadaşa güzel bir kol saati hediye eder.Dadaş nişanlısının bu kibarlığı altındakalmak istemez ve sorar.
''Sen benden ne istersin?''
Kız cevap verir:
''Bene bi tene çiçeg al yeter''
Dadaş yüzünü ekşitir:
''Manyağmısan gız.Amburdan bi çilo elma alim beraber yiyah
Ilıca'lı Dadaş Mustafa ile arkadaşları , parkın bahçesinde ki çilingir sofralarını kurmuşlar demlenirken, yanlarına bir grup kaz ve ördek gelir. Kazlar sofradaki zeytinlerden bir kaç tanesini agızlarına alıp giderlerken, Dadaş Mustafa zeytinleri almak için davranır. Kaz geriye döner ve :
--SSSSSSıssssss diye ses çıkarır.
O arada Dadaş köpürür , :
-- Ola hele bak, hem zeytunlari gaçır , hemde sus he....