![]() |
slm n habersin tebessüm.. Çayın varmı..;)
|
Alıntı:
Tabii var :) Misafirimi asla boş çevirmem bilirsin ((: :caylar: Afiet olsun :)) |
Bir ben var ki benim içimde benden öte benden ziyade Bir sen var ki senin içinde senden öte senden ziyade ... |
Alıntı:
bende yeni yemekten kalktım ki bilirsin yemekten sonra çay iyi geliyo..:) çok saol.. ee nediyon okul falan nasıl gidiyo.. abinin askerliği bitmedimi daha... |
Alıntı:
İyi ya .. okula gitmiyorum bi kaç haftadır , önümüzdeki hafta gidicem oda yazılılar icin bakalım artk bitio :) .. Yok bitmedi daha 7ay var =/ .. Sn neler yapıyosun? |
mrb tebessüm nasılsn :):)
|
Mrb .. Hosgeldin Basbelası ..
Sağol iyiyim sn nasılsın? |
bende iyiyim çok şükür :)
|
Bir Tebessüm Uğruna...
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Satan şarkı çok güzelmiş teşekkür ederm :) |
cıks..:2:
|
Cıks Derken : )
|
Ne bileyim cıks işte..:)
|
Hehe pekii : )
Nasılsın Satan bey (: |
eiyem tebessüm hanım sen nasılsınız inşallah:)
|
Bende iim cok sükür efeem :)
|
allah daha iyi yapsın cıks..:)
|
Yalnızlığımın sana armağını bu cıks..;)
|
Tesekkür ederim şarkı için Satan bey :)
|
[Bu Adresi (link) Görme Yetkiniz Yok BEDAVA'ya Üye Ol Sitemizden Faydalan....]
Sana sevmeyi öğrettim… Ama sen beni sevmedin… Bir Eylül günü… Susmak için yazıyorum bu sefer…Şehrin ortasında kalan yanımdan bahsediyorum… yani, senden, yani bizsizlikten çoraklaşmış kelimelerimden… Yani kirli bir peçete gibi buruşturduğun adımdan, yani sevdama ağıtlar yakan çocuk yüreğimden, yani ellerimle mezara koyduğum yanakları al al kızımdan, yani gidişinin tamda eylül tadından… Kırgınım üstelik sana… Beni geceye mahkum eden her faniye olduğundan daha çok… Kendimi ararken kör karanlıkta, elma dedim, ölüm çıktı karşıma… Oysa sen “işte bu sana ölümlerine bedel” dediğim “mucizemdin” hafızamda aşk var, karıştırıyorum galiba… Mucizeler güzel bitmez miydi? Her hangi iki insanın karşılaşamayacağı gibi karşılaşmıştık seninle. Birbirine kıyısı olmayan kentleri komşu yaptık önce. Ve sonra daldım gözlerine. Gri kentlerin beyaz çocukları kadar siyahtı gözlerin… ellerin üşürdü, ağlardım… ellerin üşürdü, yanardım… Kırgınım sana… bir oyunun tamda ortasındaydım. Saklanıyordum içimden. Kaçıyordum… Sobelemeye hiçte niyetim yoktu üstelik. Adımı geceydi ve gece saklıyordu yara izlerini. Sonra gökyüzünden bir cemre düştü ışıl ışıl. Aydınlandım, yakalandım, sobelendim… Artık yaralarım belli oluyordu… Gözyaşı ile karışık bir acıma tadında uzattın ellerini… Anne tarafına denk gelmiştim sanırım. Kabuklarım vardı ya; kan oldu şimdi… Masal dedim, olsa olsa masal dedim sana. Çünkü hiçbir şefkat bu kadar acıtmıyordu canımı ve hiçbir şehir ben olmuyordu sen olmayınca. Mekansızdım yani ama geceydim. Bütün şehirlerin üstüne seriliyordum her günbatımında ama senin şehrine gün olan başkaydı, gün tadındaydı ve gece lüzumsuzdu… Kırgınım sana güzel insan… Bir tek sen bilirdin yarımlığımı. Beni sahiden leyleklerin getirdiğini ve en az bir leylek ailesi kadar yuvaya sahip olduğumu bir sen bilirdin. Anne ve baba diyemeyişimi leyleklerin dilsizliğine verdiğimi bir sen bilirdin. Gene saçmalıyorum sanırım.. öyle ya seni ne kadar sevdiğimi de bilirdin… Hani koşarak, kaçarak gelirdin bazen… Neden demezdim; öylesine derdin. Anlat derdim; Susardın. Susma derdim; ağlardın. Ağlama derdim. Niye derdin. Boğuluyorum derdim; Susardın… Niye sustuğunu bilirdim, ağlardım… çaresizdim. Kırgınım sana işte… Neden deme… Kırılacak kadar olan hiçbir şeyim yokta onun için. Beyaz sen kadar kimseye yakışmıyor ; onun için, aynalar canımı acıtıyor, gece artık beni saklamıyor ve kızım, Kardelen’im ölüler ülkesinde karlar altında üşüyor onun için. Hadi yüzüne o maskeyi tak şimdi. Çehren değişsin. Bana yabancı olduğun maskeyi tak. Adım yine önemsiz bir harf dizilimi olsun. Hadi tak o maskeyi şimdi. Gözündeki izlerimi silsin. Belki de kırgınım sana. Öyle bir gittin, karanlık daha bir kör buralarda. Faili belli bir intiharsın şimdi. Avazım çıktığı kadar bağırsam ne değişir. İç kanamalı susmalar düştü payıma. Darağacındaki kelimelerim intikam peşinde yüreğimden ve sen ne de olsa bir şehrin her hangi bir yerinde, kimsenin görmediği kan izleriyle elindeki resmi yırtıp rüzgara bırakan, gözyaşı Kızıldeniz bir yabancısın şimdi… Şairin dediği gibi : Nerden baksan tutarsızlık, nerden baksan ahmakça… Ve yazacaklarım bitmedi… Ölürsem belki… |
Saate bakmaksızın kapısını çalabileceği bir dostu olmalı insanın… * * *“Nereden çıktın bu vakitte” dememeli, bir gece yarısı telaşla yataktan fırladığında; “Gözünün dilini” bilmeli; dinlemeli sormadan, söylemeden anlamalı…Arka bahçede varlığını sezdirmeden, mütemadiyen dikilen vefalı bir ağaç gibi köklenmeli hayatında; sen, her daim onun orada durduğunu hissetmelisin. ihtiyaç duyduğunda gidip müşfik gövdesine yaslanabilmeli, kovuklarına saklanabilmelisin. Kucaklamalı seni güvenli kolları, …dalları bitkin başına omuz, yaprakları kanayan ruhuna merhem olmalı… En mahrem sırlarını verebilmeli, en derin yaralarını açıp gösterebilmelisin; gölgesinde serinlemelisin sorgusuz sualsiz… Onca dalkavuk arasında bir tek o, sözünü eğip bükmeden söylemeli, yanlış anlaşılmayacağını bilmeli. Alkışlandığında değil sadece, asıl yuhalandığında yanında durup koluna girebilmeli. Övmeli alem içinde, baş başayken sövmeli ve sen öyle güvenmelisin ki ona, övdüğünde de sövdüğünde de bunun iyilikten olduğunu bilmelisin, “hak ettim” diyebilmelisin. Teklifsiz kefili olmalı hatalarının; günahlarının yegane şahidi… Seni senden iyi bilen, sana senden çok güvenen bir sırdaş… Gözbebekleri bulutlandığında yaklaşan fırtınayı sezebilmelisin. Ve sen ağladığında, onun gözünden gelmeli yaş… Böyle bir dostum var benim. Pek sık görmesem de hep yanımda olduğunu bildiğim, yalansız riyasız dertleşebildiğim. Kuşağımın en iyisiydi hilafsız… Beraber okuduk, birlikte koştuk son 20 yılın amansız parkurunu… Katılasıya ağladık, doyasıya güldük yol boyu… Ekmeğimizi ve acılarımızı bölüştük. Çocuklar doğurduk, büyükler gömdük. Sonunda yara bere içinde oraya buraya savrulduk. Buluştuk geçenlerde… Bitaptı; kayan bir yıldız kadar ışıltılı, bir o kadar yorgun: “- N’apıyorsun” diye sordum. “- Seyrediyorum” dedi; “çaresizce, öfkeyle, şaşkınlıkla ama sadece seyrediyorum”.Seyrettiği; kuşağımızın en kötülerinin, pespayelik yarışında ipi ilk göğüsleyenlerin zirveye hak kazanmalarındaki akıl almaz gariplikti. İyiliğin ve ustalığın bu kadar eziyet gördüğü, kötülüğün ve yeteneksizliğin bunca ödüllendirildiği bir başka coğrafya var mıydı acaba? Okuldaki ideallerimizden, gençlik coşkumuzdan söz ettik bir süre; tozlu raftaki bir kitabı yıllar sonra merakla karıştırır gibi… Ülkemizin kaderini değiştirmeye azimliydik mezun olurken; lakin karanlığını boğmaya yemin ettiğimiz ülke, karanlığına boğmuştu bizi… Pazarda görsek tezgahından meyve almayacağımız adamların cenderesinde bir ömür geçirmiş, tünelden çıkış sandığımız ışığın, üstümüze gelen kamyonun farı olduğunu çok geç fark etmiştik. Velhasılı ne sevebilmiş, ne terk edebilmiştik. Krizde geçmişti bütün gençliğimiz; ve şimdi çocuklarımıza tek devredebildiğimiz, çok daha ağırlaşmış bir kriz… “- İşte”diye iç geçirdi kadim dostum, “…bunları seyrediyorum bir kenardan sessizce…” * * * İşte en çok da böyle zamanlarda bir dostu olmalı insanın .. Yıllarca aynı ip üstünde çalışmış, cesaretle ihanet arasında gidip gelen bir salıncağın sınavında birbiriyle kaynaşmış iki trapezci gibi güvenle kenetlenmeli elleri… “Parkurun bütün zorluğuna rağmen dostluğumuzu koruyabildik, acıları birlikte göğüsleyebildik ya; yenildik sayılmayız”diyebilmeli… Issızlığın, yalnızlığın en koyulaştığı anda, küçücük bir kağıda yazdığımız kısa, ama ümitvar bir yazıyı, yüreğe benzer bir taşa bağlayıp birbirimizin camından içeri atabilmeliyiz: “Bunu da aşacağız! İmza: Bir Dost!..” |
selam tebessüm:)
|
V.a.s güzelim .. Hosgeldin :)
|
|
Eline sağlık tatlım :) bidahakine yeşil beyaz isteriim ona göree =))
|
Son 4!! |
offf sen sınava gircen dimi şimdi:) Allah zihin açıklığı versinn...
|
Alıntı:
|
Son 2 !! |
[Bu Adresi (link) Görme Yetkiniz Yok BEDAVA'ya Üye Ol Sitemizden Faydalan....] Oysa artık ağlamanın bile dilinin kullanılmadığı bir coğrafyadan sesleniyordum sana.. Bir nefeslik gücüm vardı sadece gelmek için yanına, Giderken yanımdan denizci düğümleriyle bileğine bağlayıp da kaçırdığın düşlerimi geri almak için canıma! Derin bir nefes çektim, Bir adım attım... Basmadan daha ayağımı yere, Yalnızlığım dolandı ayaklarıma yine ! Bir kaşık göz yaşında boğulmak neymiş,o an işledi taa ciğerlerime kadar işte.. En iyisi yeni bir plan yapmalı galiba! Mesela devam edip de ağlamaya, Kirpiklerimden yapacağım o sala atlayıp da mı gelsem yanına! Ya da aslında kabul edip de, Hiç kuraya girmeden hep kısa çöpü çektiğimi, Çekip de gitsem mi en uzun yolların sonunda uzanan,dilini bildiğim o başka coğrafyalara.... |
Son Saatleer !! =/
|
sen kazanırsın canım inş:)
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Güzel şiir gerçekten :) Çok teşekkürler Nagy mutu ettin benii :) |
Ya ağlat beni yada güldür TebessüM ne zor iş imiş ..
|
kolera&zor iş:)
Sen hiç kendin ağladın mı?Ben çok ağladım.. Uyandığım bu dünyada en çok kendime acırdım En umutsuz arkadaşıydım arkadaşların İstiridyenin içinde yaşamaya razıydım incin olmalıydım Beni birisi yolda buldu baygın halde kenara koydu Çekti gitti işte yeniden yalnızım Kanım yerde kaldı halsizim Gücüm olsa biraz emekleyerek evime giderdim Evimde yine bi ben ve kendim Kuş kanadın kıymetini kanadı yanınca anladı Elime bal sürünce cümle arılar elime damladı Karanlığım gecenin karanlığını zevale uğratır Uzun uzun bakma bana bu hal beni utandırır Tuhaf olay beni üzen sen teselli veren sen Kurtulmayada çaban yok ben neyinim neden ben? Kaçıp gitsem uzaklara bilirim beni bulur Ne benle mutlu olur ne bensiz huzuru bulur Halimi anlayan yok yaşamak ne zor iş imiş Halimi anlayan yok arkadaş Yaşamak hayli zor bi zanaat Vaktimi benden çalan çook kurtulmak ne zor iş imiş Kurtulmak ne zor bir iş imiş vaktimi benden çalan herkesden Yer beni ya da sev yaa ölümler ne erken imiş Ölümler ne erken imiş ölümler ne erken imiş Ya ağlat beni ya da güldür tebessüm ne zor iş imiş Tebessüm ne zor iş imiş tebessüm ne zor iş Yürüyeceğin o yollara kendi peşinden iz bırak Benden başka kim ısrarcı sence bu kadar Ayırt et beni , farket beni , bardak gibi kır bırak beni Ama bırakma beni! Bırak şu çocukluğu ikimizide yakmak üzeresin Sakladığım sabır tükendi bende taşmak üzereyim Nereye kadar dayanacak ha bu kalp Al kendini git hadi Kolo kalk! Olsun kabul et beni her sözünle derya dalgalandı Varsın olsun ben bu aşka karşı yüzsüzüm Başım öyle bi döndü sanki başım öldü Herkes halimi gördü Ama sen değilaa çünkü senin gözlerin işine geleni gördü Ateşe verdim evleri ağır ağır yürüyorum Ateş içimden çıktı artık ben ateşten geçiyorum Artık seni sevmiyorum… Halimi anlayan yok yaşamak ne zor iş imiş Halimi anlayan yok arkadaş Yaşamak hayli zor bi zanaat Vaktimi benden çalan çook kurtulmak ne zor iş imiş Kurtulmak ne zor bir iş imiş vaktimi benden çalan herkesden Yer beni ya da sev yaa ölümler ne erken imiş Ölümler ne erken imiş ölümler ne erken imiş Ya ağlat beni ya da güldür tebessüm ne zor iş imiş Tebessüm ne zor iş imiş tebessüm ne zor iş |
Seviyorum ya bu şarkıyı :)
bide inziva şarkısı çok hoşuma gidiyo : ) .. Teşekkürler tatlım :) |
Duman - Helal Olsun
Geceler zehir, geceler kara Uçasım gelir, kanadım yara Yaralar derin seneler kadar Açılın geri Sabah olmuş gün doğmuş Her yerimde karlar Doymadım, dönülmüş deliye Helal olsun aşk olsun Gözlerimde yaşlar Durmadım, dönülmez geriye Geceler benim, geceler bana Unutun beni |
Hande Yener - Kazanamadık ( Eskilerden .) )
Yazilmis asklara çare bulamadik Güzeldi her sey yine bir arada olamadik Belki bir gün döner sansimiz merak etme Biz senle kazanamadik Hava soguk bekleme o kapida Yeterince aci var bavulumda Kimsenin hatrina görünmez ask aynada Bir kader oyunu yazilmis alnimiza Ne yardan geçer gönül Ne bir kula boyun eger Bu el senin olsun kader Gün gelir devran döner Yarali yüregimize ilaç bulamadik Güzeldi her sey baska kalpleri kirmadik Belki bir gün döner sansimiz merak etme Ne sen ne ben bu oyunu kazanamadik |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:11 . |
Powered by vBulletin® Version 3.7.0
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.