![]() |
neyse ben çıkıyorum görüşürüz yarın işe gidicem kendine iyi bak
|
Heee öle olacaktım:D ve bizim işimiz araziyle:D
ßæ |
GazzeL
[Bu Adresi (link) Görme Yetkiniz Yok BEDAVA'ya Üye Ol Sitemizden Faydalan....] -Gazze: Allah Azze ve Celle- ey vahşete seyirci! yüzüme bak ve anla ki izah edilemez bu katliam vicdanla nereye bakarsan bak kan ve gözyaşıyım ben paramparça edildi kalbimiz suizanla aç bombalar altında ben susuz can verirken duy/arsız medeniyet! keyif sürer nisyanla namlunun hedefine önce girer çocuklar kurşunlanır gülüşü gözlerinden a/kanla hangi yürek bu hazin ve korkunç fotoğrafın dehşetine varmadan yüzleşir imtihanla cenaze namazına buyurun insanlığın sinema filmi değil izlenen heyecanla sökülürken avazım yüzyılın kucağından dünya bu ayıbı da unutacak zamanla coğrafyası her daim şark olmuştur acının şevk yerine âh düşer nasibime hicranla nerdedir dost bilinen / barış diyen ne yanda mahşere kalmaz Hakkın hesabı müslümanla kendine gel ey insan! tekerrür etti tarih seyredenin farkı yok bir zulmü başlatanla ben yine de mağrurum: ya şehidim ya gazze tank ve füze nedir ki savdım taş ve sapanla [Bu Adresi (link) Görme Yetkiniz Yok BEDAVA'ya Üye Ol Sitemizden Faydalan....] ßæ |
Allah Aşkı [Bu Adresi (link) Görme Yetkiniz Yok BEDAVA'ya Üye Ol Sitemizden Faydalan....] Haya ve iman ayrılmaz iki dosttur Biri giderse, ötekide gider Benim için vazgeçilmez destur Allah aşkıyla başlar, bütün sevgiler alıntı ßæ |
!~NeyLeyim "Siyah" deyince "Beyaz" demeyen SevgiLiyi~! ßæ |
Bu Dünyada Renk, Nakış, Lezzet, Ne Varsa Hepsine Küsüm... Gözümde Son Marifet, Azrail'e Tebessüm!.. ßæ |
Aşk gelicek cümle eksikler biter Düşmanımız kindir bizim Kamu alem birdir bize Ben gelmedim dava için Benim işim sevi için. Sevelim sevilelim, dünya kimseye kalmaz. ßæ |
~Çeçen Marşı~ ßæ |
geLdiğimiz yere döneceğiz...
ßæ |
Aşk da tıpkı elif gibidir, isminde gizlidir, ama okunmaz. O olmadan da besmele sese gelmez. O her şeyin içindedir, ama hiç bir şeyde görünmez. Hz.Mevlana ßæ |
[Bu Adresi (link) Görme Yetkiniz Yok BEDAVA'ya Üye Ol Sitemizden Faydalan....]
Pek tatlı bir nezaket cümlemiz vardır. Birisinin yanında bir başkasını övüyorsanız, "Senden iyi olmasın!" dersiniz! Sadık Şanlı kardeşimin o incelik dolu anlatısını okuduğumdan beri bu iltifata itiraz ediyorum: "...kapının zili çaldı. Karşımda uzun zamandır görmediğim bir dostum. Selamlaşıp, kucaklaştık. Çay eşliğinde uzun bir sohbet için salona geçtik. Nasıl geçtiğini anlayamadığımız üç koca saatin ardından misafirim 'Geç oldu, bana müsaade' diyerek noktayı koydu ve kalktı. Ona eşlik ettim. Sokağın başına vardığımızda 'Şimdi ayrılık vakti. Ben gidiyorum, ta ki benden hayırlısı gelsin inşALLAH' diyerek elini uzattı. Kucaklaşırken, dostumun ettiği duaya alışkanlıkla 'amin' dedim. Eve dönerken, arkadaşımın veda sözleri takıldı aklıma. Düşündüm, düşündükçe ürperdim. Bu bir dua idi. İlk kez duyduğum yaman bir dua. Gayri ihtiyari birkaç kez tekrarladım. Sıcacık duygularla doldum. Bir şey tarafından kuşatılmıştım. Bütün benliğimi dolduran güzel bir şey. Ertesi gün ilk işim arkadaşımı telefonla aramak oldu. Nedir, nereden duydun diye sordum. Bu özlü duadan çok etkilendiğimi anlayan dostum, 'Hz. İsa Aleyhisselam'ın, Peygamber Efendimizin (asm) geleceğini müjdelediği sözmüş bu' dedi. Ne güzel dua imiş! 'Tuttum bu duayı' dedim. Güldü ve 'o halde hiç bırakma.' Ben gidiyorum, ta ki benden hayırlısı gelsin inşALLAH." İsâ'ya (as) ve O'nun müjdelediği En İyi'ye (asm) hürmeten: Kalktığım koltuğa benden iyisi otursun. Sustuğum anda benden iyisi konuşmaya başlasın. Olmadığım odaları benden iyiler doldursn. Yetişemediğim yerlere benden iyiler yetişsin.... "Senden iyi olmasın!" diyen dostlarımın bu duasına, İsa Aleyhisselâmın duasına "amin" deme hatırına "amin" diyemeyeceğimi söylüyorum. Şaka yollu, "Bana beddua ediyorsun galiba!" diyorum. "Ya benden iyiler olmasa, ne ederim ben bu dünyada? Kim beni şaştığında uyaracak? Kim beni hüzne düştüğümde teselli edecek ki... Sonra peygamberlerin kavimleriyle yaşadıkları imtihanları hatırlıyorum. O toplulukta o peygamberden iyisi yoktu! Ama nasıl acılar çekti? Ne dayanılmaz sıkıntılara göğüs gerdi? "Benden iyi(ler) olsun elbette.. Bende peygamber yalnızlığına sabredecek iyilik yok ki!" Senai Demirci ßæ |
çok anlamlı bir paylaşım sağol ve benden daha iyisi de bu duyguları paylaşsın:2: |
[Bu Adresi (link) Görme Yetkiniz Yok BEDAVA'ya Üye Ol Sitemizden Faydalan....] Cânâna Cân olan bilmez Cânının kıymetini. Cânân da bilmez Cânına Cân olanın kıymetini. Cem Sultan. ßæ |
[Bu Adresi (link) Görme Yetkiniz Yok BEDAVA'ya Üye Ol Sitemizden Faydalan....] Deli gibi aşık olsa da güle Kim acır çöllerde öten bülbüle Bir gün alev alev yanıp da küle Dönmek istiyorum, dönemiyorum... Nurullah Genç ßæ |
“... günü öpen ve ağzına alan usta
onca kuşu kaçırdın göğsümün tellerinden çıraklar ihanet ediyor krallığıma şamar gibi iniyor suratıma mirasın arandığımı yazıp şehrin duvarlarına kaçıyorum gecenin rahlesinde huysuzlanan ruhumdanßæ |
mutlu yıllar tutsak
|
Alıntı:
Teşekkürler ßæ |
Bana beni sevmediğini söyle. Üzülme, korkma sevgilim. Alınmam üstüme.. Bugün senin doğum günün. Kilometrelerin ötesinden senle doğmaya, sana doğmaya geldim yeniden. Ama tek şartla; Tüm ihtimalleri söyle. Beni sevmediğini söyle. Deneyip te başaramadığını söyle olsun. Benim yüzümde onun gözlerini gördüğünü.. Ben sana uyanırken; Sen ...gece uykunu ona böldüğünü söyle! Konuş sevgili.. Bu gece tüm soruların cevabı dudaklarında. Yakut.. zümrüt.. Ayın on dördüncü hâli gibi gülüşün. Ezme artık. Sana kitlenen, seni isteyen gönlümün hatrına konuş. Ve bil ki şu an söylediklerin beni hiç incitmiyor. İyisinden kötüsünden önce beklediğim tek bir cevap. Ve susuyorsun. Dibini görmediğim kuyulara atıyorsun beni. Verdiğin umut bir kibrit çakışı kadar. Sönüyor, gülüyorsun. Ben seni seviyorum; Sen susuyorsun. Cesaretten dem vurduğun günleri hatırladım;;; Korkuyorsun... <alıntı> ßæ |
İçiçiçe geçmiş iki duygudur sıkıntıyla acı...Sıkıntı kafandadır...Başını bir başka yere çevirdiğinde uçar gider. Sıkıntı zaman karşısında güçlüdür. Anlıktır...Akşam yatmadan önce seninleyse sabah çoktan seni terk etmiş olabilir... Zamana yenik olan acıdır yalnızca...O hem kafanda hem de yüreğinde ikamet eder...Kafanı d...ağıttığında oradan gitse de yüreğinde seninle birlikte gezer...Senin bir parçan oluverir...Unutmayı kabul etmez. İnsan acılarından doğar. Acısız insan yoktur. Nereye gidersen git yüreğindeki o acı ağırlığındır senin...Kaç aşama katedersen et, kaç yaşam edinirsen edin...Ufak bir işarete bakar. Yeniden kendini hatırlatmak için. Bu bedenindeki bir yanık gibidir. Yıllar geçse de en ufak bir ısı da sızlayıveren...
Sıkıntı eğlence gerektirir...Acı ise tedavi. Sebebiyet veren tüm anlar ve duyguları söküp atan bir ilaç gerektirir...acıyı kaldırıp atmak bir boşluğa davetiye gibidir. Acıya alışmış tüm semptomlar bırakmak istemezler onu...Beyin sıkıntıya karşı deneyimlidir. Ama acı karşısnda kalpten kaynaklı acemilik çeker. Ey kalbe yerleşmiş tüm acılar... Böyle düşündünüz değil mi...Sizi kovamam sandınız. Oysa hepinize yol vereli çok oldu. Tekrar taşınmak isterseniz sadece bir sıkıntı olarak girebilirsiniz bu bedene... Zamanı yenseniz de bir beni yenemediniz...Siz bensiz kalmak istemeseniz de ben sizsiz gayet mutluyum... Alışkanlıklarmış sizi bu kalbe alan. Belki iyi niyet... Belki inanç adı herneyse...Oysa artık iki dünya biraraya gelse bu yürek de size yer yok. Tüm yalanlara kapattım bu bedeni. Acıyı görmek acıtanları görmekmiş...sahteyle gerçeği ayırt edebilmekmiş...Seni senden daha çok sevenlere kapıyı açmak, kendi için sana gelenlere kapatmakmış dünyanı... Seni acıtanları, acıtmaktan zevk alanları oyun alanının dışına atmakmış... Elinden oyuncağı alınmış çocuğa çevirmekmiş hepsini...Sahte ve bencil dünyalarında kendi yalanlarıyla yaşamalarına izin vermekmiş. Evet sıkılıyorum bazen düşündükçe...Gülüyorum bazen o oyunlara...Hiçbir yalan beni sevmekten alıkoyamadı...Hiçbir acı beni donduramadı. Üzgünüm ama giden komşulardan sonra bana sevmek için kocaman bir yürek kaldı...Ve asla sahipsiz değil ! <alıntı> ßæ |
BEDEN OLSAYDI... Aşk bir beden olsaydı: Kalbi kainat kadar geniş, Gözler dili olurdu.. Damarları şiir mısralarından örülme Gözyaşları kanı olurdu.. Elleri gül yaprağı gibi narin Gözleri çiğ damlası olurdu, Çehresi ince bir hüzün ve sevgi. Sitemi biçare diken olurdu. Sesi hiç duyulmamış ezgilerden, Ağlayışı bülbülün feryad...ı olurdu. Aşk bir beden olsaydı, Her parçası senden olurdu… <alıntı: Osman öZCAN> ßæ |
Alıntı:
|
~Dursun Ali Erzincanlı ~ Ay YüzLüm~ ßæ |
[Bu Adresi (link) Görme Yetkiniz Yok BEDAVA'ya Üye Ol Sitemizden Faydalan....] Kim Tanır Beni .? Şaşkınlığım Olmasa.. İbrahim Tenekeci ßæ |
DAR DÜNYA
Yüreğim gövdeme sığmıyor Gövdem odama Odam evime sığmıyor Evim dünyaya Dünyam evrene sığmıyor Patlayacağım Acımın acısından susmuşum Ki suskunluğum göklere sığmıyor Böyle bir acıyı kimlere nasıl anlatacağım Gönül dar geliyor sevgime Kafam beynime Ah şakaklarım Çatlayacağım Anladım artık anladım Kimselere anlatamayacağım Aziz NESİN Umarım beğenirsin bu şiiri |
Teşekkürler kardeş... güzelmiş...
ßæ |
Sonunda bitti sınavlar:D... bikaçgünlük tatilde iyi gelecektir:D
ßæ |
[Bu Adresi (link) Görme Yetkiniz Yok BEDAVA'ya Üye Ol Sitemizden Faydalan....] “ Söz, suya atılan taşın etrafındaki hâleler gibidir. Suyun etrafındaki halkaların ne kadar genişleyebileceğini bilemeyeceğiniz gibi, sözün gönüllerde ne etki yapabileceğini de bilemezsiniz, burada anlatırsınız, kim bilir kimin gönlünde ne etkiler bırakır !” -Sabahattin Zaim- ßæ |
Tutmuyorum evet ağlıyorum, senden daha fazla. Kim bakar ardına ? Sen mi ben mi ? Adın ne senin ? Gül mü, diken mi ? Yana yana ben yandım. Benim adım korken, senin adın buz mu ? Söyle erimez mi ? ßæ |
Bazen susmak gerekiyormuş, Bazen bomboş bakmak...
Zaman değilmiş gideni geri getiren aslında... Zamanmış var olanı götüren... Ama bazen unutmak gerekiyormuş unutulma pahasına... Sadece susmak istiyorum, yaLan insanları kaale almadan... Haklıyken HAKSIZ gözüksem bile kendimi savunmadan huzur bulmak istiyorum... GözLerimi kapayıp kimseyi anmadan sessizliği dinlemek... Herşeyi yaşamış gibi. . . ßæ |
Gelmedi o bekledim bak Günlerim geçti o Dönmedi o Gelmez bekleme görmez gözleri Sevmez o Bana kalan gönlüydü ezdi geçti o Sensin sana gerek bırak ellere gitsin o ßæ |
Azgın Deniz Hangi hissin parmağı dokundu ki, derine, Düştü bir gizli alev salkımı içerine? Hangi kabus bastı ki, seni uykularında, Birdenbire cehennem kaynadı sularında? Örtüldü baştan başa tenin beyaz bir terle, Duman duman yayılan incecik köpüklerle. Hangi dert kaldı, söyle, bağrına üşüşmeyen, Hangi ölüm şarkısı, bu dilinden düşmeyen? Hangi öfkeyle yüzün, böyle karıştı yer yer, Sana yan mı baktılar, bir şey mi söylediler? Bir şey dinleme artık, artık bir şey dinleme! Çağır, bütün günahkar ruhları cehenneme! Karşına, sahil, kaya, insan kim çıkarsa vur! Vur başına, alemde, kör, sağır, ne varsa vur! Sal her taraftan, dağdan, gökten, pencereden sal! Nihayet kala kala dünyada tek kişi kal! 1927 Necip Fazıl Kısakürek ßæ |
Ne istediğini bilmeyenle istediğini bilen arasında çok fark vardır...
Biri boştur... Diğeri boşu görür... ßæ |
duR
[Bu Adresi (link) Görme Yetkiniz Yok BEDAVA'ya Üye Ol Sitemizden Faydalan....] hiç bu kadar savunmasız yakalanmadım sana ben gardımı aldım eyy aşk uzak dur benden!!! ne o gözlerinin anlamlı bakışları, benimkileri aşıp inebiliyor kalbimin derinliklerine... ne o sözlerin bir manalı karşılık buluyor bende, kulaklarımda heran çınlasa bile... o kadar kırıldım ki zamanında, o kadar yıprandı ki aşkı hisseden yerlerim... bir o kadar da acıdı ki yüreğim aşkı bilmez yüreklerin elinde bir bilsen... gözlerimden akan yaşlardan bana yadigar kalan sadece bir avuç acılarım... ahh sende bir görsen yıpranan, hissizleşmiş yerlerim... bir zamanlar nasıl bir aşkı barındırdı ta derinliklerinde... ahh bir o derinliklere inmene izin verebilsem seni senden aldığımı biliyorum canım, inan bende bende değilim artık... ama ben kendimi sana asla gerçek ben olarak bırakamayacağım... zaten benden arta kalanlar asla yetmeyecek sana, sadece bir avuç can kırıklarım... hala benim içimi acıtırken seni nasıl oraya alırım uzak dur canım benden, yüreğimden, hissisliğimden... işte bu yüzden seni; seninle varolan yanlarımı sadece senin gözlerinde... yaşattığım bakışlarımda saklamalıyım izin ver ne olur... ben tek başıma sadece kendi canımı acıtayım... <alıntı> ßæ |
Dün seni görmüşler sahilde, Hasan Amca’nın Balıkçı Teknesinde, Hayattan bezmiş biçare, solgun ve derin kederler içerisinde, Nerede demişsin kısık bir sesle? Nerede beni seven o kız, nerede? Bunca zamandan sonra hangi fırtına attı seni de düştün yollara, Seni de Yar mı yaraladı da geri dönüş yaptın bana, Şimdi soruyorum sana; Kalesi yıkılmış bir şehrin Fatih’i olsan neye yarar söyle bana? Bazen kendimi vuruyorum sabah ezanında yollara, Kokunu arıyorum şehrin tüm sokaklarında, İhtimal bu ya , ola ki karşılırız bir cadde ya da sokak başında, Oysa sokakta benden başka ne bir ses var ne de seda.. Şimdi diyorsun ya bana; Kıymetini geç anladım, affet beni ne olur? Bende diyorum ki sana; Şu saatten sonra gelsen ne olur gelmesen ne olur? Gözyaşlarını içine akıtmak ne demek bilir misin sen? Kimse görmesin diye cefayı sefa gibi yaşamak, Yürek kan ağlarken gözlerinde yalancı mutluluklar yaşatmak nedir? Ve nedir her gece dört duvar arasında yapayalnız nefes almak? Nefes almaksa yaşamak; Sen yaşa şimdi ,sen tutun acılara Diyorsun ya bana; Pişman oldum bak lütfen inan bana Şimdi soruyorum sana; Kalesi yıkılmış bir şehrin Fatih’i olsan neye yarar söyle bana? <alıntı> ßæ |
Kaderde varsa soLmak, neye yarar güL oLmak..! ßæ |
SLM TUTSAK BEYEFENDİ NE SÖYLEDİĞİNİZİ BİLMEDİĞİNİZ KONUSUNDA HAKLI ÇIKTIĞIM İÇİN ÜZGÜNÜM ELEŞTİRİ KABULÜMDÜR ANCAK HAKARETE VARAN SÖZLERİNİZİ İSPATLAYABİLİRSİNİZ UMARIM 1.SULU 2.SAHTE CEVABINIZI BEKLİYORUM |
aLeykm seLam micro bey...
Alıntı:
Ne söylediğimi bilmediğiniz için haklı çıkabilirsiniz:D benim sölediğimi ve ne yaptığımı siz bilemezsiniz:D:D... Ki bilmenizi ve anlamanızıda sizden beklemiyorum... Sölediklerimi ben biliyorum;) Alıntı:
1-Tanımadığım biri hakkında eleştiri yapamam... Ki sizde beni tanımıyorsunuz... 2-Forumdaki mesajlarınızdan sizi her nekadar tanımasamda gördüğüm kadarıyla sizin hakkınızdaki fikrimi söyledim... Bu bir eleştiri ve hakeret değil fikir beyan etmektir... 3-Cevap bekliyorum demişsiniz... Size herhangi bir cevap vermek zorunda değilim... Bu mesajı yazmamın sebebi; zahmet edip bana ait olan sayfaya gelmişsiniz ve burda konuğumsunuz... Nezaket gereği size bunları sölemem gerekirdi... Benim hakkımda yorum yapabilirsiniz... Tabi sadece beni bildiğiniz kadarıyla yapabilirsiniz... Hoş forumlar... ßæ |
Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,kendimi bulduğumda anladım. Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış, Kendi yolumu çizdiğimde anladım.. Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek değil.. Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım.. Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış, Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım.. Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden, Neden hiç ağlamadığını anladım.. Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş, Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım.. Bir insanı herhangi biri kırabilir,ama bir tek en çok sevdiği, acıtabilirmiş, Çok acıttığında anladım.. Fakat,hak edermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını, Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım.. Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet, Yüreğini elime koyduğunda anladım.. ''Sana ihtiyacım var, gel ! '' diyebilmekmiş güçlü olmak, Sana ''git'' dediğimde anladım.. Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek, Git dediklerinde gittiğimde anladım.. Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan, Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım.. Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman olmak, Gerçekten pişman olduğumda anladım.. Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş, Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış, Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım.. Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi, Beni af etmeni ölürcesine istediğimde anladım.. Sevgi emekmiş, Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş... Can Yücel ßæ |
DünümDe oLmayanLar Yarınım iÇin Laf yapmaSın.. HakkımDa ßiLqiniz yOKSa FikrinizDe oLmaSın... ßæ |
kardeşim nerelerdesn özlettin kendini ;)
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:51 . |
Powered by vBulletin® Version 3.7.0
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.