fransada 9.yuzyılda cok meshur ıkı tane parfum ustası varmıs bu adamlar sureklı rekabet ıcındeymıs.bırı gercekten cok ıyıymıs ama dıgerı kurnazlık yapıp bır parfum uretmıs kullandıgı maddeler parfumu kullanan kısıde bagımlılık yapıyomus bır kullanan bıur daha vazgecemıyomus bu parfumun ıcınde ten kokusu sac kokusu varmış.uzun sure kullananlar acı ıcınde oluyomus.fransız halkı isyan etmiş bu parfume angalıu şahakapat kalamau adını vermısler (gizlice acıtarak öldürür)bızım turkler soylemesi zor oldugu ıcın dırek bas harflerını alıp aşk demişler.ne zamanki bir insan birinin kokusunu özlese aşıkmıoldun delu ölürsün diye baglantı kurmuslar aslında aşk yoktur aşk bir koku adıdır
__________________
Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir
bir gök gürlese bari diyorum, bir sağnak patlasa
bitse bu kirli ve yapışkan sessizlik, hiç gitmesem
oysa ne kadar sakin sokaklar, kent ve bütün yeryüzü
ipince bir su gibi sızıyorum gecenin tenha göğüne
sessizce çekip gidiyorum şimdi, sessiz ve kimliksiz
Belki yine gelirim, sesime ses veren olursa bir gün
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,, ,,,,,,,,,,,,,,,,
öyle gitki arkanda izinden başka birşey kalmasın hayata dair
yoktur ispatlarım hocam yok aşk maşk bunlar cahiliye dönemınden kalma inanışlar batıl inanışlar
__________________
Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir
bir gök gürlese bari diyorum, bir sağnak patlasa
bitse bu kirli ve yapışkan sessizlik, hiç gitmesem
oysa ne kadar sakin sokaklar, kent ve bütün yeryüzü
ipince bir su gibi sızıyorum gecenin tenha göğüne
sessizce çekip gidiyorum şimdi, sessiz ve kimliksiz
Belki yine gelirim, sesime ses veren olursa bir gün
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,, ,,,,,,,,,,,,,,,,
öyle gitki arkanda izinden başka birşey kalmasın hayata dair
lidyalılar parayı bulduktan sonra düşük olan para degerlerını artırmak borsayı canlandırmak gayrımenkul satıslarını hızlandırmak ıcın careler düşünmüşler ve lidyalının biri reklam fıkrını bulmuş parayı bir şeyle kıyaslayalım ama öyle bir şey olsunki kimse ne oldugunu aslında bilmesin hayali bir şey olsun demiş zekaya bak ortaya bir kavram atıp kavram kargaşası anlam kargaşası yaratarak aklınıza gelebılen insanı üzen tüm duyguları sözcükleri bir kelime altında toplayıp aşk kelimesine yuklemısler sözlüktende (bu sözlük lidya dili ve edebiyatı sözlügüdür)diger kelimeleri çıkarmışlardır.sözlükten bu kelımeler çıkartılıp kullanılmaı yasaklanınca insanlar kötü hallerini anlatacak kelime bulamaz olmus cumle kurama olmus mecburen aşık oldum ben aşıgım aşk bu işte diye acılarını üzüntülerini dile getirmişler.lidya hükümeti aşkmı paramı?sorusuyla para degerlerıne ivme kazandırmış borsalarını yükseltmiştir.acı keder içindeki lidya halkı daha sorunun bitmesini bile beklemeden para para diye bagırmıstır.aşk yoktur yok öyle birşey üzgünüm
__________________
Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir
bir gök gürlese bari diyorum, bir sağnak patlasa
bitse bu kirli ve yapışkan sessizlik, hiç gitmesem
oysa ne kadar sakin sokaklar, kent ve bütün yeryüzü
ipince bir su gibi sızıyorum gecenin tenha göğüne
sessizce çekip gidiyorum şimdi, sessiz ve kimliksiz
Belki yine gelirim, sesime ses veren olursa bir gün
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,, ,,,,,,,,,,,,,,,,
öyle gitki arkanda izinden başka birşey kalmasın hayata dair
aşk çince kökenli bir kelime dünya dil ve kültürüne sonradan girmiştir.çinliler aşk diye pirinç taralarında pirincin köklerine zarar veren bizim köstebege benzeyen bir hayvana mahlukata aşk derler.bu hayvan pirinç bitksinin köklerini yalayarak kesinlikle yemez sadece yalar dilinden bıraktıgı zehirli jel sıvıyla pirinç bitkisini çürüterek tamamen zamanla öldürür.zehiri alan bitki önce sararır sonra solar beli bükülür kafası suya düşer.çinliler bu hayvanı hiç sevmezler.onlara göre en kotu hayvandır o.çinliler sevmedikleri insanlarada aşk olsun diye bedduada bulunurlar bu aşk olsun deyımıde bıze ordan geçmiştir.rengi soluk boynu bükük duran insanlarada lo neyın var aşıkmı oldun demelerinin sebebide çürümüş pirinç bitkisine benzemesındendır diyecem oki aşk öyle duygusal falan bir şey degil aşk yoktur
__________________
Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir
bir gök gürlese bari diyorum, bir sağnak patlasa
bitse bu kirli ve yapışkan sessizlik, hiç gitmesem
oysa ne kadar sakin sokaklar, kent ve bütün yeryüzü
ipince bir su gibi sızıyorum gecenin tenha göğüne
sessizce çekip gidiyorum şimdi, sessiz ve kimliksiz
Belki yine gelirim, sesime ses veren olursa bir gün
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,, ,,,,,,,,,,,,,,,,
öyle gitki arkanda izinden başka birşey kalmasın hayata dair
aşk insanlar göçebe hayattan yerleşik hayata geçip üretim toplumu olmaya başlayarak yemek yapmasını ogrenmelerınden sonra ortaya cıkan bır olgudur.o zamanlar ümit usta yemek kıtaplarıolmadıgından yemek yapmasını bılmıyodu insanlar.kadınlar buldukları agac koklerını hayvan kemıklrını derilerini ugur boceklerını kaynatıp karıstırp sofraya koyuyorlardı.bu yemegın tadı berbattı erkekler kadınlar alınmasın dıye cok guzelcok begendık elınıze saglık deyıp onlar gormeden masanın altına dokuyolardı.kahvede kendı aralarında bu yemege bır ısım takmıslardı.adamı şaşırtan kabus bas harflere dikkat cekerim kısaltıp aşk demişlerdir adamlar eve gelipte karıcıgım napıyosun ne yıyecez dıyınce kadınlar aşk yapıyorum derlermiş.adamlarda içinden bu aşk yüzünden bir gün ölecez derlermiş demem oki aşk yoktur yok öyle bir şey
__________________
Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir
bir gök gürlese bari diyorum, bir sağnak patlasa
bitse bu kirli ve yapışkan sessizlik, hiç gitmesem
oysa ne kadar sakin sokaklar, kent ve bütün yeryüzü
ipince bir su gibi sızıyorum gecenin tenha göğüne
sessizce çekip gidiyorum şimdi, sessiz ve kimliksiz
Belki yine gelirim, sesime ses veren olursa bir gün
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,, ,,,,,,,,,,,,,,,,
öyle gitki arkanda izinden başka birşey kalmasın hayata dair